
Bizim zamanımızda yaşayamadığımız.Farkında olmadığımız.Yaşımızın, küçük aklımızın ermediği bir dönemde,ablalarımız,şimdiki hocalarımız yaşamış.Bize bunları anlatan olmadı.Televizyonda ilk kez bu yıl bu konu dile geldi.İlk kez diyorum'benim farkına vardığım'ilk.
Bu yıl '28 Şubat Sürgünleri'ni okudum.Okulumuzda bir hocamız olan Gülşen Özer'in bizzat araştırarak yazdığı bir kitap.İçeriği 'başörtü mağdurlarının kendi memleketlerinde okuyamayıp yurtdışında eğitimlerini sürdürmeleri.'Hocamız bu kişilere muhacir demeyi uygun görmüş.Bu kişileri bulup görüşmeleri yazmış.Böyle bir konudan haberi olmayan şahsım ,kitabı kitabı okuduğumda kendimden utandım.Her ne kadar İmam Hatip'te okuyor olsam da bilmediğim çok şey olduğunu öğrenmiş bulundum.
Benim muhacir ablalarım kendi kimlikleri olan başörtülerini bırakmamak için ülkelerinden,ailelerinden,yakınlarından uzak bir hayata baş koymuşlar.Kimi gittiği yere yerleşmiş,evlenmiş başörtüsüyle 'özgürce'yaşıyor.Ki bu gittikleri ülkeler içinde 'Avusturya,Amerika,Romanya,Çin..vs.' var.Bizim ülkemiz o ülkelere özenirken ve onlar gibi olmaya çalşırken bazı eksiklikleri olduğunu göremiyor.Göremez laik ülkeyiz çünkü'
Ben de elimden geldiğince ablalarımın arkasından gideceğim.Yurtdışına çıkmasam bile okuyabildiğim kadar okuyacağım.-İyi olan her şey yaygınlaştırmak ne kadar güç ise kötünün bulaşıcılığı da tersi bir oran ile,o denli kolay.-
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder