


Duydun mu sesimi?Zili çaldım...Saat umrumda değil.Benim derdim sana gelebilmek.Reddedilmek derdim değil.Ellerimi görsen yeter.Tutunacak dalım yok başka.Ya sen ya da hiç artık.Sonu yok bunun...
Sonsuzluk anahtarımsın.Bütün kapıları ardına dek açıklmış farzetmek için bile yeterli.Bütün kapıları kapalı görsem bile üzülmeyeceğim bir anahtar...Kalbimin anahtarı.En ücra köşesini görebilmem için.Her hissettiğimin aslında ne anlama geldiğini, benim için gerçekte ne ifade ettiğini öğrenmem için..Aklımın anahtarı... Bütün manalara akabilme yolunda bir kilidi ortadan kaldırmak için...Anlamak için.
Ölüm anahtarı...''Hoşgeldin ölüm, yitik hayatıma..Hoşgeldin yeni hayatım, yeni ruhuma...''Ölümü yenilenme saymak yepyeni bir hayata 'sonsuza dek hoşgeldin' demek için...
Saat umrumda değil.Sen zaten vakte bağlı değilsin...Ben bir adım atmaya yeltenmekteyim, ellerim havada ;Gözlerimi kapatıyorum...On adımın bir çırpıda bitse benim de adımımın acizliği ortadan kalksa...Ve bitsem...Başlangıç için sona ersem.Seninle başlasam...Bir adımla sona ersem...Seccadem de yorulmuş hafiflememi istiyormuş...
Zil çalıyor duyulmasa da sesim ümitsiz değilim...Vakti gelmemiştir.Ben duyulmamış sanmaktayım.O derece yitik, aciz ve algısız...Zamanı gelmemiştir.Bir gün gelir diye boncukları dökmekten başka yolum var mı?Olmasın..Bu bile yeter gelmek için sana...Beklemek için ama...Gelmek için beklemek...Gözüm kapalı geldiğimi görmek için...
Fatmanur Ahmetebeyoğlu
Paylaş
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder