26 Nisan 2010 Pazartesi

Ümraniye Şiir Yarışmasındaki Şiir'im..11.03.2010

SONSUZ İSTANBUL

Ey şehr-ü hülya...Taş altın,toprak altın mı?
Dönemlerinin en görkemli başkenti.Neler değişti?
Kemaline eren devletlerin en büyük desteği.
Asırlardır süren saltanatın bitmiş gibi..
Topluma bir nasihat senin mevcudiyetin.
Varlığını müdafaa etmek kolay mı;
Bütün nazarları üzerinde toplayan için?

Döner durur bir semazen Boğaz Köprüsünde
Elini kaldırır semaya doğru,dönerken
Bir çan sesi çınlar kulaklarımızda
Ezan'ın sedası altında Ayasofya'ya yüzünü döner
Çocuklarla koşturur dalgalar,vurur Haliç kıyılarına
Mükemmel birliği ayakta alkışlar Galata.

Müslüman kabirlerinden geçerken,gülümser
Ermeni mezarlığını selamlar ağaçlarda kuşlar
Ayrı bir melodi ile tebessüm eder sükunete
Bu birliğe şapka çıkarır imamlar,papazlar,hahamlar
Bulunmayan başka mekanda,bulunmayan yerde
Karışmayan birbirine,karışmayan fikirlere
Yıllara meydan okuyan surların arasında

Daima elinde tutmuş egemenlik bayrağını
Cihan merkezi,saltanatın tahtı
Otorite sancağı,kültür başkenti,medeniyet beşiği
Kaç imparatorluk kurmuş,kaçını yıkılırken izlemiş
Neler saklamnış onlara dair,neler yaşamış?
Nasıl sevmiş,nasıl bırakmış,nasıl dökmüş gözlerini;
Boğaz'ından hıçkırıklarıyla Marmara'ya.

Uzak yoldan geldim ben;Asırlar öncesinden
Bir zaman yolculuğu geçiyor gözümden
Bir bir geçip gidenleri gördüm
Geri kalan oldum,yalnızlığımla başbaşa..
Umutsuzluğa düştüm,akıttım yaşları,boğazıma takıldı
Sessizliğe gömülecek iken yine doldu kalbim;
Yeni maceralara atıldı sokaklarım.

İçime doğardı her gün güneş,aydınlatırdı beni
Vagonlar ilerledi damarlarımda yokuştan
At arabaları,tren rayları...Kayıklar bağlandı kıyılarıma
Medeniyetler yaşattım topraklarımda,kucağımda büyüttüm
Benim adım; İSTANBUL,ben ne başlangıcım ne de sonum...


Paylaş

Hiç yorum yok:

Şarkılarımm


Get a playlist! Standalone player Get Ringtones