Sevgili Peygamber'im;
Dün gece bir melek fısıltısı işittim;Ağlıyormuşsun!..Dur ağlama.Üzülme bizim için..Bir damla yaşın olayım;akıtma,ayırma beni senden.Yürüdüğün yolda bir çakıl taşı olayım,en küçüğü..Sen giderken hasretle bekleyeyim ardından.Tespihinin son boncuğu olayım,son değen bile olsam eline,bir temas huzurla doldurur bu küçük yüreğimi..
Efendim,insanlar sevdikleri için yaşamak ister,ben senin için 'ölmek' istiyorum.Ben seni görmek istiyorum.Bizim için ağlama.Ümmetinin durumu kötü de olsa sen bizim için gül!Gül ki biz de kalkalım ayağa,bir tebessüm et yıkalım duvarları.Gül Peygamber'im;dua'n olayım en kısa kelimen bile olsa senden gidip Rabb'im'e ulaşayım..En sevgili dostsun ya sen;senden varayım dua kabul diyarına...
Bir şefaat haykırışıyla geliyorum yanına,bir inilti var kalbimde sana dair.Başkaları kaybettiklerine ağlarken ben seni bulduğuma ağlıyorum.Sığdırmaya çalışıyorum kendimi en küçük parçan bile olsam seninle olmayı arzuluyor yüreğim.Sana geldiğim için gülümsüyorum,sen ağlama diye ağlamıyorum.Susturulmuş bir inilti,ardından gelen boşluk,sonsuz mutluluk...Aşk-ı Muhammedi... Rahman'ın sevdiğini sevmemek olur mu?..
Peygamber'im;Sen ağlama diye,hep gül diye dua ediyorum.Senin için bir şey yapabilmiş olmak ümidiyle,en uzun cümlem senin olsun diye,gözyaşlarım sana armağan olsun diye,yollardan geçerken bıraktığım izler hediyem olsun diye.Sen diye dua ediyorum..Benden sana ulaşabilsin diye.Sana ulaşabileyim diye..
Paylaş
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder