
Beklediğimi alamadım..Elif Şafak'ın anlatımını özellikle merak ediyordum.Bir okuduğunu tekrar okuduğunda farklı anlamlar çıkıyor denmişti.Ben de bu övgüleri nazara alarak okudum 'AŞK' kitabını.Belki vardı bu denilen ama çok basit bir şekilde.
Kitaptaki bölümler ve olay sıraları güzel.Bu kitabın içinde şeklen bağımsız içerik yönüyle birbirinin aynı olan iki kitap var.Şems ile Aziz, Mevlana ile Ella'nın birbirine benzer yönleri olduğunu anlatmak istemiş ve bu da belli oluyordu.Olayları bağlaması güzeldi.Anlatımı güzeldi ama çok eksikti;
Müslüman gözüyle baktım her bir sayfaya her bir kelimeye.Mevlana'yı getirmek istediği konuma getirilmesi gerekiyordu belki başka şansı yoktu.Mecburen onun gösterişli gösterilmesi gerekiyordu belki fakat öyle bir insanın bu şekilde bir tavırda olabileceğini sanmıyorum.Doğrular bence her şeyden önemli..Sufilerin konuşmalarında geçen dinden uzaklık gözümden kaçmıyor.Bu diyalogların bir sufinin ağzından çıkmadığı belli.Bir diğer konu genç kızın 'ben şununla evlenmek istiyorum' diye talepte bulunması...Adab-ı Muaşeret!Mevlana'nın talebesi hem de.Aziz'in ve Ella'nın hayatında bir olumsuzluk bulamadım.Kurgu olmasından belki de.Kişiler gerçek değil.Öyle olmasa var da neyse...
En çok bozulduğum yer 'APTES'...Bu da ne?Ne anlama geliyor.İslam lugatıda yeri ne?Şöyle söyleyeyim 'ABDEST'...Gerçekten çok üzüldüm.Hem Mevlana'yı, Aşk'ı,İlahi aşkı yazıyor hem de İslam'ın şartı Namaz'ın şartı olan abdestin adını yanlış yazıyor. Beklemediğim bir şeydi.Hayal kırıklıklarım yığına döndü.
Peki kitabın adı Aşk diye, konusu Aşk diye bütün hayattaki her şeyi Aşk'a bağlamak..Evet en önemli şeylerden biri.Aşk, sevgi, bağlılık;bunlar hayatı olumlu kılan Rabb ile aradaki mesafeleri kaldıran gönül işleri.
Sonuç olarak güzel ama mükemmel değil.
Paylaş
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder