Açarken gözlerini umuyor muydu bugünü?İlk nefes alışında hissedebildi mi sonuncusunu?Ağlayarak geldiği bu diyardan ağlatarak çıkmaya hazır mıydı?Belki evet belki hayır.Planlı bir hayat.Yapılacak çok şey var.Yaşlandığında oturacağı evi yapmaya başlıyor.Ama evin tuğlalarından biri önünü kesiyor.Az kaldı başına düşüyordu.Bir ürperti duydu içinde.Korku vardı.Sonra bir acı...Kaçtığı tuğla oğlunun başına vurmuştu...Ölümü o anda en yakından hissetti.Gencecik bir beden yerde duruyor, baba yüreği çıldırmış vaziyette.Bir feryat kopuyor anne ellerinde.Ne kadar erken oldu?Vakti miydi?Nasıl olur.Büyüyeceği yeri inşa ederlerken ölüm getirmişti bu ev.İşte asıl ızdırap teknesine bindi...O an farkına vardı kendinin de ömrünün ne zaman biteceğini bilmediğinin.O anda gerçek yüzünü gördü ölümün.Bu hayatın geçici olduğunu ancak hissetti.En güçlünün kendisi olmadığını ancak anladı.Ellerinden kayıp giden evladının ardından gitmek istiyordu.Bir anlık fikirdi.Farkına vardığı şeyi bırakmadı.Elini tuttu hayatın, diğer eliyle de ölümün.Sonra aşağıya indi ve birkaç damla gözyaşı düktü...
Paylaş
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder